Tag Archive 'çılgın':

Onu Milli Yaptım

Adım Güler, 30 yaşındayım ve 10 yıldır evliyim. Kocam yurt dışına mal götüren bir TIR şoförü, ayda bir, iki ayda bir üç-beş gün kalıyor, işlerini ve bu arada beni halledip tekrar Avrupa’ya, Rusya’ya gidiyor. Bir çocuğumuz oldu, oğlum sekiz yaşında okula gidiyor. Ekonomik durumumuz iyi sayılır, ama ben mutsuzum. Evliliğim koca yolları gözlemekle geçiyor hep…

Bir yıl önce altımızdaki daire satılınca, kocam daireyi satın aldı. Bir süre boş durdu daire, sonra yaşlı bir karı koca gelip kiraladı. Yanlarında gözleri görmeyen genç bir delikanlı vardı. Beyaz bastonuyla yürüyor, her işini kendi yapabiliyordu. Hüseyin, oğullarıymış. Kocam da ben de aileyi pek sevdik. Hüseyin, Üniversitenin görme engelliler için açtığı özel bir bölümde okuyor ve sabahları şehir içi otobüsle Üniversiteye gidiyordu. Ben de oğlumu bir sokak ilerideki okuluna götürüp getiriyordum. Her sabah aynı saatlerde çıktığımızdan sürekli karşılaşıyor, birlikte konuşa konuşa gidiyorduk. Yolda ben ona yoldaki kaldırımları, engelleri aşması için yardımcı olurken, o da dirseğimi tutuyor, birlikte en az on dakika bu şekilde yürüyorduk. Ben oğlumu okula bırakıp okulun önündeki otobüs durağında Hüseyin ile beraber sohbet ediyor, bineceği otobüs geldiğinde onu uyarıp binmesini sağlıyordum. Her gün bu şekilde gide gele iyice samimi olmuştuk. Hüseyin çok konuşkandı, çok ta şakacıydı. Hiç körlüğüne üzülmezdi. Ama her şeyden öte, Hüseyin çok yakışıklı bir gençti. Hüseyin’den çok etkileniyordum, dirseğimden tutup yürüdüğümüzde içim bir hoş oluyor, kendimi onun karısı gibi görüyordum. O durmadan bana bir şeyler anlatırken benim aklımdaysa kolumdaki elin sıcaklığından başka bir şey olmuyordu. Heyecanlanıyor, genç kız gibi içim bir hoş oluyordu. Artık öyle olmuştu ki, evden çıkarken Hüseyin’i görmesem kapılarını çalıyor, anne babasıyla selamlaşıp onun çıkmasını bekliyordum.

Yaklaşık 3-4 ay böyle sürüp gitti, Hüseyin’le çok samimi olmuştum. Kocam da aileyi sevmişti. Bir kaç kez onlarda ve bizde birlikte yemek yemiş, sohbet etmiştik. Cana yakın insanlardı. Anne babasının memlekette de arazileri vardı. Yılın yarısını ekim, dikim, hasat vesaire işler için memlekette geçiriyorlardı. Hüseyin de evde yalnız kalıyor, kendi başına evi çekip çeviriyor, okuluna gidiyordu. Kocamın eve geldiği sınırlı günlerde konuştuğumuzda o da hep Hüseyin’in nasıl becerikli biri olduğunu beğeniyle anlatırdı. Bir bahar günüydü. Kocam yine Rusya’ya gitmişti. İki haftadır yapayalnızdım. Hüseyin’in anne babası da memleketteydi. Markete gidip akşam yemeği için bir şeyler almak için aşağı inerken Hüseyin de evden çıkıyordu. Merhabalaştık, -“Nereye gidiyorsun Hüseyin?” diye sordum. O da, -“Bizimkiler memlekete gittiler, ben de çarşıdaki restoranlardan birinde pide falan yiyeceğim abla.” dedi. Ben de, -“Evde çok güzel yemek var. Pide yiyeceğine gel içeri gir. Ben marketten bir şeyler alıp geleyim, bizde yemek yeriz. Hem çocuk evde yalnız kalmamış olur, daha iyi…” dedim. O da, – “Tamam abla!” dedi. Hüseyin’i kolundan tutup içeriye aldım. Yolu biliyordu ama, ben yine salona kadar götürdüm onu. Oğlum onun geldiğini görünce sevindi. Ben çıktım, aceleyle markete gidip alacaklarımı aldım, eve geldim. İçecek bir şeyler, kola, bira, meyve suyu falan da aldım bol bol… Geldiğimde Hüseyin oturmuş oğlumla oynuyorlar, oğlum heyecanla ona bir şeyler anlatıyordu. Onlar konuşurken ben de yemek hazırladım. Yemekti, hoş beşti derken vakit ilerlemiş, saat 9 gibi olmuştu. Ertesi gün okul olduğundan oğlumu yatırdım. Geldiğimde Hüseyin de kalkmaya davrandı, – “Oo.. Vaktin nasıl geçtiğini anlamamışım. Ben de kalkayım abla.” dedi. Kolundan tutup engel oldum, – “Otur Hüseyin, nasıl olsa sen de yalnızsın, ben de… Evde tek başıma canım sıkılıyor. Ben sana soğuk bira getireyim, sohbete devam ederiz. Sen de eve gidip ne yapacaksın? Beraber oturalım işte…” dedim. Artık yalnız kalmıştık… Sohbete devam ediyorduk. Soğuk birer bira çerez getirdim, ikimiz de bira içiyor, konuşuyorduk. Sohbet uzadı, ikinci, üçüncü biralar da içildi. Kendimi bir garip hissediyordum, içim kıpır kıpırdı. Kocam gideli iki hafta olmuştu. Yatağımda tek başıma kendimi okşamalarla, içime salata falan sokup tatmin olmaya çalışmayla geçen iki uzun hafta ve uzun, yalnız geceler… Oysa bu gece genç, yakışıklı bir erkekle baş başa oturuyor, onunla sohbet ediyordum. Bir yandan sohbet ederken bir yandan da onun yakışıklı yüzünü, kaslı kollarını, geniş göğüslerini, pantolonunun önündeki kabarıklığı seyrediyordum. Hem de hiç çekinmeden, utanmadan… Çünkü biliyordum ki o beni, benim nereye baktığımı, nasıl baktığımı göremiyordu. Aldığım alkolün de etkisiyle öyle rahattım ki hareketlerimde… Onun okuldan, arkadaşlarından, ev yaşamından bahsederken anlattıklarını dinler gibi yaparken aslında ne anlattığının farkında bile değildim, onu seyretmekle meşguldüm. Arada bir “yaa, öyle mi?” falan diyerek sohbete katılır gibi yapıyor, onun konuşurken kıpırdayan etli dudaklarına, gömleğinin açık yakasından görünen hafif kıllı göğsüne bakıyordum. Bir yandan da kendimi okşuyordum. Evet, kendimi kaybetmiş gibiydim. Oturduğum koltukta yayılmıştım. Elimin birini eteğimin altına, külodumun içine sokmuş sıkıp sıkıp bırakıyor, diğer elimle uçları kabarmış göğüslerimi okşuyordum. Çıldırmış gibiydim. Seks yapmadan geçen yalnız geceler beni bu hale getirmişti işte… Gözleri görmeyen genç bir yabancıyla başbaşa, yalnız ikimiz otururken onun karşısında mastürbasyon yapıyordum. Üstelik hafif sarhoş bile olmuştum. Garibin haberi bile yoktu yaptığımdan…

Üzerimdeki askılı tişörtün askılarını indirip sütyenimi çıkarmıştım. Elimdeki soğuk bira şişesini memelerimin arasında, ürperen, kabarmış meme uçlarında dolaştırıyordum. Tüylerim diken diken kabarmıştı. Soğuk şişenin etkisi mi, giderek içimde yükselen şehvetin etkisi mi bilemiyorum. Bereket ses çıkarmamak için, inlememek için dudaklarımı ısırmayı akıl edebiliyordum. Bir ara Hüseyin’in oturduğu yerde kıvranmaya, bacaklarını kasmaya başladığını fark ettim. Sıkışmış gibi davranıyordu. Toparlandım, -“Ne oldu Hüseyin? Rahatsız mısın?” diye sordum. -“Yok abla… Şeyy… Benim eve gitmem gerek…” dedi sıkılarak… -“Tuvalete gitmen gerek galiba… Sıkılma, hareketlerinden belli oluyor.” diye rahatlatmaya çalıştım onu… -“Şey, evet abla… Bu biralar… Pek alışkın değilim aslında bu kadar içmeye… Çok sıkıştım da… Sanırım eve bile yetişemeyeceğim.” -“Gel canım, ben seni lavaboya götüreyim. Sıkılmana gerek yok ki… Bunca zamandır beraberiz, yabancı değiliz artık…” Ayağa kalktı, elinden tutup yönlendirdim Hüseyin’i. Askılarını indirdiğim tişörtüm aşağıya inmiş, memelerim meydandaydı ama düzeltmeye gerek görmemiştim, nasıl olsa o beni görmüyordu. Daracık holde yan yana yürürken kolunu tutup kendime yaklaştırdım. Göğsümün biri onun koluna temas ediyor, ucu gömleğine sürtünüyordu. Offf… Tabi, kısa bir andı bu… Banyonun kapısından içeri girmesini sağladım, klozetin önüne götürüp bıraktım. Yanında durup bekliyordum. Duraksadı, gülümseyerek, – “Abla, ben gerisini hallederim, sen lavabonun yerini göster, yeter bana…” – “Ah, pardon canım…” dedim. “Öyle ya, koca adamsın sen…” diyerek elini tuttum, yandaki lavabonun üzerine koyup havluların yerini söyledim. Çıkmam gerekiyordu, ama birden onunkini görmeyi şiddetle istediğimi fark ettim. Kapıya yöneldim, çıkar gibi yapıp içeriden gürültüyle kapattım. Kapının yanında nefes bile almadan durup onu izliyordum şimdi. Telaşla klozetin kapağını kaldırdı, etrafını elleriyle yoklayıp yerini ezberledikten sonra doğrulup fermuarını indirdi. Elini içeriye sokup aletini çıkardı Hüseyin… Gözlerim faltaşı gibi açıldı. Parmaklarının arasında kocaman, uzun bir canavar duruyordu. Sertleşmiş, damarları meydana çıkmış, mantar gibi iri mor başından dibine kadar nefis harika bir erkeklik organıydı. 20 santim belki daha fazlaydı uzunluğu, kalınlığı da göz dolduruyordu… Tamam, kocamın ki de doyuruyordu beni, inim inim inletiyordu yatakta ama bu bambaşka bir şeydi sanki… İnlememek için kendimi zor tuttum, elimi ağzıma kapattım. Kalbimin atışlarını duyacak diye korkuyordum… Siki o kadar sertleşmişti, göbeğine doğru dikilmişti ki işeyebilmek için üstünden bastırıp klozete nişanladı, şırıl şırıl işemeye başladı. Gözlerimi alamıyordum ondan… Sanki dakikalar sürdü işemesi… Nihayet bittiğinde o kocaman sertleşmiş sikini içine sokmadan yandaki lavaboya döndü. Musluğu açıp ellerini yıkadı. Sıvı sabunla yıkadığı ellerini hala meydanda, fermuarın arasından dışarıya, havaya fırlamış, dimdik duran sikine götürdü sonra… Kaygan, ıslak parmaklarıyla şöyle bir sıvazladı. Sonra avuçlarının içinde sıkıp başından köküne kadar kaydırmaya başladı. Yüzü kızarmış, dudaklarını ısırıyordu. O öpülesi ıslak etli dudaklarından “Oohhh…” diye bir inilti koptu… “Oohhh… Güler…” diye inledi fısıltıyla… Vay *** vay… Gözlerime inanamıyordum. O güzelim sikini sabunlu parmaklarıyla sıvazlıyor, kendini tatmin ediyordu Hüseyin… Öyle garip, manyakça bir durumdu ki bu… Kendi evimde, banyomda, oğlum odasında uyurken, yabancı bir erkeğin kendini tatmin etmesini izliyordum gizlice… Hem de benim ismimi sayıklayarak… Beni düşünerek… Bir an üstüne atlayıp o kocaman sikini tutmak, yalayıp yutmak, içime, alevler yanan, suları akan amıma sokmak istedim. Sonra durup kendime hakim oldum. Böyle yaparak ürkütebilirdim kuşumu… Ters tepebilirdi… Benim ismimi fısıldayarak sikini okşuyordu ama… Ya ben üstüne gidince tepkisi değişik olursa? Bana “abla” diye hitap etmesi geldi aklıma… İş gerçeğe binince beni tersleyip refüze eder miydi acaba? Dayanamazdım buna… Tuttum kendimi… O da fazla uzatmadı zaten, sikini soğuk suyla yıkayıp kuruladı, yuvasına zorla sokup fermuarını çekti. Ellerini yıkayıp ıslak elleriyle yüzünü sıvazladı. Sanırım kalkmış erkekliğinin inmesini bekliyordu. Duvarı yoklayarak kapıya yöneldiğinde telaşla ters tarafa çekildim. Kapıyı açıp çıktı, holü yoklaya yoklaya salona ilerledi. Ben de arkasından çıkıp sessizce ilerledim, sanki odadaymışım gibi – “Aa, geldin mi Hüseyin?” diye karşıladım onu… “Problem yok di mi? Sanki sesini duydum gibi, bana mı seslendin?” diye sordum hınzırca… – “Yok abla…” derken sanki yüzü kızardı gibi geldi bana… Sohbetimize kaldığı yerden devam etmeye başladı. Eline soğuk bira tutuşturup koltukta yanına oturdum bu kez… Yakından bakıyordum şimdi ona… Her tarafını inceliyor, pantolonun önündeki kabarıklığı izliyordum. İçinde ne canavar yattığını biliyordum o kabarıklığın… Üstüne atlamamak için kendimi zor tutuyordum. Arkadaşlarından, kızlardan, okulda yaşadıklarından bahsediyordu. Sözünü kestim, -“Kız arkadaşın var mı Hüseyin? ” diye sordum. “Flört gibi yani…” O da, -“Hayır, yok abla.” dedi. -“Kız arkadaşın hiç olmadı mı?” dedim. -“Hayır, maalesef olmadı abla.” dedi. “Onlar sağlıklı erkeklerle ilgilenir, benimle sadece arkadaş olurlar… Beni kimse istemez ki bu halimle…” O anda içim cız etti, Hüseyin için üzüldüm, elini tuttum, -“Sakın kendini üzme Hüseyin. Sen yakışıklı, sırım gibi delikanlısın. Seni istemeyen kız neler kaçırdığının farkında değil.” diye teselli etmeye çalıştım. “Belki sana birisini buluruz.” dedim. Hüseyin bu sözüme çok sevindi. Ben bu sefer merak ettim, acaba Hüseyin hiç cinsel ilişkiye girmiş miydi. Bunu nasıl soracağımı da bilmiyordum. Sorayım mı, sormayayım mı diye düşünürken, ağzımdan birden çıktı, biraların verdiği çakır keyiflik, tuvalette gördüğüm manzaranın etkisiyle daha serbest konuşabiliyordum, -“Hüseyin sen hiç cinsel ilişkiye girdin mi?” deyiverdim. Hüseyin yine, -“Hayır hiç girmedim abla. Daha milli olamadım! Bu vaziyetteyken de pek olacak gibi değilim galiba…” dedi, başını da önüne eğdi, utanmıştı. -“Anladım…” dedim. “Peki, kızı bulsak, onun nasıl biri olduğunu nasıl anlayacaksın Hüseyin? Senin istediğin ölçülerde biri mi? Ya vücudu senin istediğin gibi değilse?” -“Ailem belki yardımcı olur abla. Hem bunlar benim gözlerim…” diyerek ellerini gösterdi. “Ellerimle yoklayarak görebiliyorum. Sesinden karakterini anlamaya çalışıyorum.” Yutkundum. Elleriyle yoklamak mı? Bir an o ellerin benim üstümde dolaştığını hayal ettim. Ürperdim. Ateşim yükseliyordu gitgide… Çatallanmış, boğuk bir sesle, -“Peki, ben nasıl biriyim Hüseyin? Ne düşünüyorsun benim için?” -“Şeyy.. Sen genç, güzel birisin Güler abla…” -“Genç tamam da, güzel olduğumu nereden biliyorsun? Yoklamadın ki?” Elini tutup yüzüme götürdüm. Parmakları alnımda, burnumda, dudaklarımda, yanaklarımda, çenemde dolaşıyordu hafifçe, okşayarak… Dudaklarıma değdirdiği parmağını öptüm hafifçe… Ateşe değmiş gibi çekti parmaklarını, saçlarımı okşadı. İçim eriyordu, kasıklarım alev alev yanıyordu o okşarken… -“Peki, kızın vücudunun nasıl olduğunu nereden bileceksin Hüseyin?” dedim fısıltıyla… “Böyle parmaklarınla mı?” Hüseyin’in de yüzü kızarmıştı. Saçlarımdaki elini tutup hafifçe aşağı indirdim davet edercesine… Boynumdan aşağıya indi parmaklar… Tüy gibi omuzlarımda dolaştı. Tekrar ellerini tutup göğüslerime doğru götürdüm. Askılı tişörtüm belimdeydi. Memelerim meydanda, dimdik olmuşlar, uçları arzuyla, şehvetle kabarmışlardı. Elleri çıplak memelerime ilk temasında çekmek istedi, tuttum, bırakmadım. -“Abla?” dedi yutkunarak… Fısıltıyla, -“Devam et Hüseyin… Görmeye devam et…” dedim. “Anlat bana… Nasıl, güzel miyim? Memelerim güzel mi? Hadi anlat…” Göğsüm inip kalkıyordu heyecandan nefes nefeseydim… -“Ooohhh… Çok güzelsin abla… Tenin pürüzsüz… Saçların ipek gibi… Dudakların etli etli… Boynun uzun, kuğu gibi… Göğüslerin… Çok… Çok güzel… Sert… Uçları kabarmış… Etrafında yuvarlak pütürler var…” Konuşurken dudakları, göğsümde, uçlarında dolaşan parmakları titriyordu. Dudaklarım kurumuştu heyecandan, yalayarak ıslattım. -“Sonra? Hadi devam et… Aşağıya in… Oraları da anlat…” -“Karnın dümdüz, kaslı… Göbek yok, fazla kilon yok, balık etisin…” Elini tuttum, dizime koydum. Anladı. Bacaklarımı okşamaya, yukarılara çıkmaya, eteğimin altına girmeye başladı. -“Bacakların da güzel, sert, kaslı… Tüysüz… Kendine bakıyorsun, bakımlı birisin…” -“Ohhh…Evet canım… Yeni ağdaladım bacaklarımı… Bir kaç gün sonra kocam gelecek, ona hazırlamıştım. Hadisene… Devam et…” Elleri, parmakları kasıklarıma gelmiş, külodumun üstünden okşamaya başlamıştı. -“Abla… Bu…” -“Oohhh… Am canım… Kadın amı… Benim amım… Hiç ellemedin di mi? İlk defa mı?” Titriyordu parmakları… “Dur, külodumu çıkarayım, öyle dokun…” Belimi kaldırıp külodumu indiriverdim eteğimi çıkarmadan… Şimdi parmaklarının önünde hiç bir engel kalmamıştı. Okşuyor, sıkıyor, parmaklarının ucuyla her tarafında dolaşıyordu. Bacaklarımı aralamış, kendimi iyice arkaya vermiştim. Amcığımı okşayan parmakların verdiği hazzın esiri olmuştum. “Oohhh… Devam et Hüseyin… Çok güzel… Devam et…” -“Islanmış bu abla… Ateş gibi… Islak…” -“Evet canım… Zevk alıyor çünkü… İçinden sular geliyor sen okşadıkça… Zevk suları onlar… Zevk veriyorsun bana canım… Erkeğim… Oohhhh….” -“Abla… Ben… Benim şeyim çok sertleşti… Rahatsız ediyor… Çıkarabilir miyim?” Doğruldum. Çok fena olmuştum. O koca siki yemeden bırakamazdım. Ama burada olmazdı, kendimi tutamazdım o koca siki içime alırken bağırır, gürültü yapardım. Çocuk uyurken rahat edemezdim. Hüseyin’in elini tutup çektim, -“Abla?” dedi kırgın kırgın… Gülümseyerek dudağından öptüm erkeğimi… -“Burada olmaz Hüseyin… Çocuk var… Ben dayanamam, sevişirken ses çıkarır, gürültü yaparım, uyanır. Senin eve gidelim canım… Daha rahat ederiz. Seni milli yapmak istiyorum bu gece… Hadi, gel…” Kaldırıp elinden tuttum, üstümü başımı düzeltirken oğlumun odasına baktım, mışıl mışıl uyuyordu. Elinden tuttum, acele adımlarla çıkıp alt kata, Hüseyin’in evine indik. Heyecandan titreyen elinden anahtarları alıp kapıyı açtım. İçeriye girip kapıyı kapatır kapatmaz duvara yasladım erkeğimi… Dudaklarına yumuldum. Etli dudaklarını yalarken o da karşılık veriyor, emiyordu. Dilimi ağzının içine sokup dilini okşadım. Uzun uzun öpüştük. Kendimi geri çektim zorla… İkimiz de nefes nefeseydik. Üstümdekileri yırtarcasına çıkardım, çırılçıplak kalmıştım. Tekrar Hüseyin’e yaklaşıp çıplak vücudumu yasladım bedenine… Öpüşürken ellerini tutup kalçalarıma götürdüm. Ne istediğimi anlamış, elleri kalçalarımda dolaşıyor, sırtımı okşuyordu. Taş gibi olan siki pantolonun üstünden göbeğime baskı yapıyordu. Dudaklarını bırakmadan elimi araya soktum, telaşla kemerini çözüp pantolonunu küloduyla birlikte aşağıya indiriverdim. Ayakkabı, çorapları ayağında duruyordu hala, pantolonu da ayaklarındaydı. Uzun siki füze gibi meydana çıkmış, havaya dikilmişti. Eğilip tapınır gibi diz çöktüm önünde… Parmaklarımın arasına alıp hayranlıkla seyrettim heybetini… Okşadım… Ucundaki delikte bir damla zevk suyu parlıyordu. Dilimi uzatıp aldım o damlayı… Dudaklarımla minik bir öpücük kondurdum başına… -“Ohhh… Güler abla…” diye inledi erkeğim… Dudaklarımın temasıyla kasılıvermişti. -“Canım… Bırak bana kendini… Ablana bırak sen… Ben her şeyi hallederim…” Sikinin koca başını ağzıma sokmaya çalıştım. Aldım da… Emiyor, lolipop gibi ağzımın içinde dolaştırıyor, dilimle okşuyordum. Çıkarıp ıslanmış canavarıma bakıyor, sonra tekrar ağzıma sokuyor, boğazıma girdiği kadar, dibine kadar almaya çalışıyordum. Ellerim de boş durmuyor, torbalarını okşayıp sıkıyor, bacaklarının içlerini, kasıklarındaki tüyleri okşuyor, parmağımı kabalarında, arka deliğinde dolaştırıyordum. Dizleri titremeye başlamıştı erkeğimin… -“Abla… Abla… Ben…” Sikini ağzımdan çıkarıp başımı kaldırdım, yüzü kıpkırmızı olmuş, ağzı nefessiz kalmış kuş gibi açılmıştı. Elleri saçlarımın arasında kasılmıştı. Boşalmak üzereydi, -“Bırak kendini canım… Boşalt içindekini… Ben seni emerim şimdi… Yutarım seni…” Ağzıma aldım yine… Vakumlamaya, emmeye başladım. İlk damlaların geldiğini hissediyordum. Ağzıma o bildik tad dolmaya başlamıştı. Elleri istemsizce saçlarımı kökünden kavramış kendine çekiyor, sikini boğazıma kadar gömmeye çalışıyordu. Nefes alamaz hale gelmiştim, ama dayandım. Spermleri direk boğazımdan kaymaya başladı. Kasılıyor, bacakları titriyor, inliyordu. O boşaldı, ben yuttum. Bitene kadar ağzımdan çıkarmadım sikini… Neden sonra sakinleşti. Püskürmesi bitti. Ağzımı bileğimin tersiyle silip kalktım. Dudaklarına yumuldum yine… Gömleğini, atletini çıkardım bir yandan… Ayaklarındaki pantolonu, ayakkabılarını kendisi çıkardı. İkimiz de çırılçıplaktık. Dudaklarımı onun vantuzundan kurtarıp gülerek boşaldıktan sonra yarı sert duran sikini tuttum, -“Hadi canım, beni yatağımıza götür…” dedim. “Gerdek yatağımızda senin erkekliğini bozayım. Evdeki en geniş yatak nerde?” -“Karşıda, holün en sonundaki oda abla… Bizimkilerin yatak odası…” Sikini kavrayıp tuttum, çeke çeke aceleyle yatak odasına gidip geniş yatağa attım kendimi… Hüseyin de ezbere bildiği yatağın kenarına oturdu. Elini tutup alev gibi yanan, zevk suları akıp duran amcığıma götürdüm. Üstünde süs olsun diye bıraktığım minik tüy şeridini okşadı. Parmaklarını dudakların arasından sokup içini okşadı. Kıvrandım… -“Ooohhhh… Çok güzel… Hadi aşkım… Ben senin sikini yaladım, emdim. Şimdi de sen beni yala… Gel… Yaklaş bana… Bacaklarımın arasına gel…” Eğilip başını kasıklarıma yaklaştırdı. Saçından tutup yönlendirdim onu. Bacaklarımın arasına uzanıp yalamaya başladı. Islak dilin amcığıma temasıyla ürperdim, kasıldım. -“Ooohhh.. Yala canım… Yala aşkım… Dondurma yalar gibi yala beni… Dilini dolaştır… Ohhh… Evet… Orasını yala… O sert şeyi, klitorisi yala… İçine sok dilini… Aaahhhh… Özlemişim bunu… Öyle özlemişim ki… Devam et… Dilinle sik beni… Oohhhh… Mımmmm…” Saçlarını tutup amcığıma gömüyordum başını… O da hakkını veriyordu doğrusu… Sanki her zaman yaptığı bir şeymiş gibi harika yalıyordu beni… Kendimi kaybediyor, zevk denizinde yüzüyordum sanki… Başını tutup çektim, yuvarlayıp sırtüstü yatırdım Hüseyin’i… Dizlerimi başının iki yanına koyup amımı ağzına verirken ben de sikine uzandım. 69 pozisyonunda, o yatarken ben üstte birbirimizi yalayıp emmeye başladık. Yine kocaman olmuştu siki… Hüseyin amımı yalarken ben de onun verdiği zevkle daha hızlı yalıyor, köküne kadar ağzıma sokup çıkarıyordum. Dakikalarca yaladım, yaladım, yaladım… Doyamıyordum yalamaya… Baktım, yine kasılmaya başlayınca kestim yalamayı… Doğrulup döndüm. Sikini yalamaktan ıslanmış ağzımla onun dudaklarına, benim zevk sularımla ıslanmış dudaklarına yumuldum. Öptüm, öptüm, öptüm… Kollarıyla sımsıkı sarılıyor, pazularının arasında göğsüm sıkışıyor, nefessiz kalıyordum… Sonra dudaklarımı dudaklarından çekip sordum, -“Hazır mısın aşkım? Beni sikmeye hazır mısın? Seni milli yapalım mı artık? Bu koca sikini sokar mısın bana?” -“Oohhh.. Evet… Evet Güler abla… Hazırım…” -”Hadi o zaman… Başlayalım…” Kalçalarımı kaldırıp deminden beri aramızda ezilen, karnıma kasıklarıma batan erkeğimin kalın sikini apış arama aldım. Zevk sularıyla ıslanmış am dudaklarıma sürttüm. Sonra biraz daha dizlerimin üstünde kalkıp başını sabırsızlıkla bekleyen amcığımın giriş kapısına dayadım. Kale kapısına dayanan koç başı gibiydi. Sularımdan ıslanan ve kayganlaşan başın biraz daha içime girmesi için alçaldım. Zorlanarak girdi yumruk gibi başı… Durdum, birbirlerine alışmasını bekledim. İçimden sular aktığını hissedebiliyordum. Öyle zevk alıyordum ki anlatamam. Sonra, oturmaya başladım. Alçaldım, alçaldım. Uzun siki santim santim içime gömülüyordu. Kalınlığı içimi dolduruyor, yara yara giriyordu amcığıma… -“Mımmmm… Çok güzel… Çok güzel sikin var aşkımm… Harikaaa… Ooohhhh… Öyle özlemişim ki… Tadını unuttum nerdeyse… Dur, bekle… Bekle biraz… Çok kalın sikin var canım… Yumruk gibi içimde… Oooohhhh… Bitirdin beni… Erkeğimmm… Nasıl? Güzel mi? Hoşuna gitti mi sevişmek?” -“Ohh.. Evet… Çok güzelmiş abla… Çok zevkliymiş… İçin ateş gibi… Elimle yapmaktan daha güzelmiş…” -“Evet… Evet canım… Nasıl, eldiven gibi sardım seninkini di mi? Benim evde, banyoda nasıl yaptığını seyrettim. Ona benzemez bu… Gerçek am sikiyorsun şimdi…” -“Hissetmiştim abla… Senin orda olduğunu biliyordum ben… Mahsus yaptım… Senin görmeni istedim… Seni azdırmak istedim… Seni nasıl istediğimi öğren istedim… Oohhh… İyi ki yapmışım… Bak, şimdi içindeyim senin…” -“Seni namussuz seni…” dedim gülerek… “Demek beni tuzağa düşürdün ha? Beni kötü emellerine alet ettin sen… Dur bakalım, seni zevkten öldüreyim de gör sen…” Oturup kalkmaya başladım bunu söylerken… Koca yarak yara yara içime gömülüyor, kalktığımda başına kadar çıkarıp tekrar köklüyordum. -“Zaten zevkten ölüyorum abla… Çok güzelmiş sevişmek… Keşke daha önce yapsaydık… Çok güzel… Harikasın… Bitiyorum, ölüyorum zevkten…” -“Ben… Ben de ölüyorum… Oooohhhh… Sikin öldürüyor beni aşkım… Aaahhhh… İçimi yarıyor sikin… Damarlarını bile hissediyorum… Kafası ta dibimde… Aaahhh…” Kendimi tutamıyor, inliyor, küçük çığlıklar atıyordum. Üstünde gidip gelirken kaç kez kasılıp boşaldığımı sayamadım. Sonra içimden çıkardım, yana devrildim. Bacaklarım tutmuyordu. İkiye ayırdım bacaklarımı, erkeğimi de tutup üstüme çektim. Bacaklarımın arasına aldım. -“Diz çök şimdi erkeğim… Ver şu koca sikini bana, içime alayım onu… Ablan yoruldu artık… Şimdi sen sokacaksın bana… Pompalayacaksın beni… İçime sokup çıkaracaksın sikini… İşte böyle…” Sikini tutup amcığıma soktum yine… Yine yavaş yavaş girdi içime… Yarısına kadar girdikten sonra kendini bırakıverdi üstüme, sikini dibine kadar gömdü içime… -“Aahhhh… Yavaş canım… Yavaş sok… Ooohhhh…. Öyle büyük sikin var ki, canım yanıyor sert girince… Kocamdan büyük seninki… ” Bacaklarımın arasında inip kalkmaya başladı. İkiye ayrılmış bacaklarımın arasında kalçalarını avuçlayıp yönlendiriyordum erkeğimi… Kalçalarını avuçluyor, okşuyor, belinden tutup kendime çekiyor, sırtını tırnaklıyordum. Hüseyin, önce yavaştan yavaştan sokup çıkarıyordu. Sonra hızlanmaya başladı. Çekiliyor, başına kadar çıkarıp aniden içime gömüyor, erkekliğinin başı rahmime vuruyordu sanki. Her çekişinde içimden çıkardığı sikinin boşluğu bir saniye sonra tekrar milimine kadar doluyor, içimdeki suları dışarıya fışkırtıyordu. Sularımın arka deliğimden aşağıya yatağa süzüldüğünü, altımın sırılsıklam olduğunu hissedebiliyordum. Başımı kaldırıp dudaklarını öpüyor, yalıyor, saçından çekip çılgın gibi dudaklarını emiyordum. Narin vücudum, onun erkek gövdesinin ağırlığı altında eziliyor, nefessiz kalıyordum. Üstümden kalktığında hava alabilmek için çırpınıyordum. Sonunda boşalmaya başladı. Kasılıyor, titriyor, içime sokup çıkarmaları gitgide hızlanıyor, çılgın bir tempoyla sikiyordu beni… İlk fışkırmalarını, sıcak menilerini içimde hissettiğimde ben de son kez koyvermeye başladım. Aynı anda boşalıyorduk ikimiz de… Bağıra bağıra, inleye inleye, kıvrana kıvrana orgazm oluyorduk. Sonunda durulduk… Kavgadan çıkmış gibiydik… Kendini koyuvermiş, üstüme uzanmıştı Hüseyin… Nefes alamıyor, altında boğuluyor gibiydim. Üstümden yuvarladım onu… Kolunu yastık yapıp sarıldım. Başım geniş göğsünde, bacaklarım yandan onun kaslı bacaklarına dolanmış vaziyette kaldık… Harikaydı… Hiç böyle bir sevişme yaşamamıştım kocamla… Böyle tatmin olduğumu, böyle zevk aldığımı hatırlamıyordum… -”Nasıl aşkım? Güzel miydi? Zevk aldın mı?” diye sordum göğsündeki tüyleri okşarken… Alacağım cevabı bile bile… -“Evet… Çok güzeldi abla… Harikaymış…” dedi erkeğim. -“Bundan sonra abla yok kocacım… Ben senin karınım artık…” dedim. Uzanıp dudaklarından öptüm. O da karşılık verdi bana… -“Peki aşkım… Peki karıcım… Sen nasıl istersen… Bu zevki yaşattın ya bana… Senin kölenim artık…” -“E, hadi o zaman kölem… Biraz dinlen, kendine gel… Sonra tekrar yapalım… Tekrar sik beni… O koca sikini yine içime sok… Tekrar tekrar… Açlığımı doyur benim…” -”Unuttun mu sahip? Ben de açım. Bu yaşıma kadar seni beklemişim ben… Kolay kolay bırakmam seni karıcım…” dedi üstüme çıkarken… Az önce boşalmasına rağmen siki yine sert, dik, kalın ve kocamandı. Dediğini de yaptı… Tekrar tekrar sikti beni… Dinlene dinlene… Uyuduk, uyandık, seviştik… Sabaha kadar… Sabah gün ağarırken bacaklarım titreye titreye yukarıya, evime gittim. Kendimi yatağa attım. Biraz dinlenip kendime geldim, oğlumu okula götürmem gerekiyordu. Gidip gelene kadar bacaklarım titredi. Eve geldiğimde direkt Hüseyin’in kapısını çaldım. Evdeydi hala… Benim sesimi duyunca heyecanla kalkıp kapıyı açtı. Yatağımıza, aşk yuvamıza gittik hemen… Öyle yorgunduk ki, öğleden sonraya kadar birbirimizin çıplak bedenlerine sarılıp uyuduk… Üç gün sonra kocam gelince ayrılmak zorunda kaldık. Kocamın altına yatıp sevişirken Hüseyin’in yüzü geliyordu gözümün önüne… Zevk alıyordum elbette, ama Hüseyin’in verdiği zevki, onun görmeyen gözlerini, beni görmeye çalışırken bütün vücudumda dolaşan parmaklarını aklımdan çıkaramıyordum. Kocam gittikten sonra bir bahane uydurup oğlumu yazlıkta oturan dedesine bıraktım. Kuzenleriyle birlikte olacağı için o da çok mutluydu. Ben de mutlu olmak için, son sürat evime giderken sevgilimin kollarına kavuşacağım anı bekliyordum sabırsızlıkla… Bir hafta boyunca yataktan çıkmadık. Her an, her saniye, bıkmadan, usanmadan seviştik, koklaştık. Benim evimde, onun evinde… Korkmadan, çekinmeden… Evin her köşesi bizim seks yapmamız içindi. Günah yuvamızdı, mutluluk yuvamızdı…

Çılgın Teyze

Selam arkadaslar…

Ben size teyzemde yasadiğim doyumsuz anları anlatacagim. Teyzem 35 yasinda bodrumda yanliz yasiyan sexy bir kadindir. Bende her yaz tatile teyzeme giderim. Teyzem sexy giyinmeyi porno seven hatta iç çamasiri giymeyen biriydi.

Benden cekinmezdi. Ben teyzemin gögüslerini dikizlemeyi cok severdim. Bir gün teyzem duşa girdi ve beni cagirdi. Bornozunu disarida unuttugunu ve getirmemi istedi. Bornozu getirincede birazdan sirtini keselememi istedi. Bende memnuniyetle kabul ettim. Bir süre sonra cagirdi. Küvette oturmus bana arkasi dönüktü. Keseyi alarak sag elimle sirtini keselemeye basladim.

Sol elimlede teyzemin sirtini oksuyordum. Dayanamiyordum artik ve sonunda gögüslerini elledim. Önce kizdi ve tepki gösterdi. Ama gözüm dönmüstü. Tecavüz edecektim. Ama daha fazla direnmedi ve elleri asagi sürerek bal kutusunu oksattirdi. Hemen kucaklayip onu yataga götürdüm. Ve soyundum. Önce gögüslerini yaliyor ve oksuyordum. Arkadan denedim basenleri cok genisti. Ama deligi ufacikti.

2-3 deneme sonra girmistim cani cok yandi. İnledi ama nafile. Artik bosalmama az kala öne aldim ve kutusunda gidip geliyordum. Kıllardan kutusu görünmüyordu ama hissediyordum ve sonunda arka arkaya bosaldik. Çok hoslanmisti. O gunden sonra her gece sevistik. Artik bir teyze yegen degil iki sevgiliydik.Gönderen: Burçin

Çılgın Lolita Semanın Altımda Düzülüşü

Selam Ben Murat Boludan 26 Yaşındayım. Sema 16 yasindaydi. Sarisin guzeli olan bu lolita annesi ve babasi Almanya’da isci oldugu icin apartman komsum olan annanesi Zekiye nineyle kaliyordu. Sema; mavi gozlu, balik etinde, hayli gelismis vucudu olan, cok guzel bir kizdi. Iste bu Sema sik sik bana gelir ve tavla, dama ogretirdim. Birgun kafam kiyakti. Sema kicinda bir sort, ustunde incecik bir tisortle bana geldi ve yeni gelismeye baslayan portakal iriligindeki memelerine dikkat cekmek icin sutyen de giymemisti. Ben de sortumu giymis, uzerimde atlet vardi. Sema, ille de tavla oynayalim diye tutturdu. Ben, “Bugun canim hic istemiyor” dedikce Sema usteliyordu. Sonunda biraz da saka yollu, “Peki tamam, yalniz bir sartim var. Biraz kucagima otur, sonra soz oynayacagiz” dedim. Sema bu teklifimi sevinerek kabul etti ve gelip kucagima oturdu. Basladim
Sema’in ciplak kollarini oksayarak, elma gibi kizarik yanaklarini opup, yalamaya. Sema kucagimda, “Ay gidiklaniyorum” diye kipir kipir oynastikca tas gibi kalcalari yaragimi kaldiriyordu. Az sonra yaragim direk gibi kalktigini anlayan Sema, tam yaragimin uzerine oturup, hafiften kalcalarini oynatmaya basladi. Iyice kendimden geciyordum. “Guzel kiz, tatli kiz” diyerek Sema’in kulak memelerini emiyor, arada bir de memelerine elleyerek hem kendim aziyor, hem de Sema’i tahrik etmeye calisiyordum. Bir ara Sema kalkik yaragimi bacaklarinin arasina kaydirip, sikistirdi. Zevkten bitiyordum. Sema’i daha da sehvetle oksuyor, arada bir de bacaklarinin arasindaki yaragimin kafasini oksayarak mest oluyordum. Sema ise, bacaklarinin arasina sikistirdigi yaragima bakip bakip gulumsuyordu. Dayanamayip yaragimi gostererek, “Gormek ister misin? Hic yarak gordun mu?” diye sordum. Sema gulerek, “Cok buyuk mu?” deyince yaragimi cikartip, “Eh biraz buyuk sayilir… Al eline ablasi. Bak ne seker sey!” deyince Sema yumusacik, ates gibi yanan eline yaragimi aldi. “Sik guzelim, sik” dedigim zaman Sema elindeki koca yaragimi sikip sikip birakmaya basladi… Zevkten gozlerimi kapamis, “Ooh guzelim benim, ooooohh!.. Daha kuvvetli sik, daha kuvvetli” diyerek ben de Sema’in tas gibi sert, uclari iyice sivrilmis memelerini sikmaya basladim. Sema de, “Iiiihh, iiiiihhh!” diye inleyip, yaragimla oynuyordu… Sonunda Sema’i ikna edip yaragimi yalatmaya basladim. Sema yaragimi tam kokunden sikica tutarak govdesini, kafasini yalamaya basladi. Buyuk bir zevk alarak, “Em onu Sema, em! Oooh canim benim” diye yalvarmaya basladim. Sema yaragimi emerken, “Yavrum benim, lolitam… Ooh harika emiyorsun Sari Gulum. Em, em tatlim. Oooohh, ooooohhh!” diye cigliklar atip, Sema’in ates gibi yanan yanaklarini oksuyordum. Sonunda Sema’i muz gibi cirilciplak soydum ve basladim dipdiri vucudunu yalamaya… Sema zevkten titriyor, “Oooohh annecigim, oooohhh!.. Cok guzel oluyo, cok guzel” diyerek yerde kivraniyordu. Sema’in minicik amcigini, memelerini, tum vucudunu yalayip, sonra da gobeginin altina buyukce bir yastik koyarak yuzukoyun yatirdim. Sema’in bembeyaz, yusyuvarlak poposu nefisti. Uzun uzun poposunu yalayip, sevip oksadim. Sema’in inlemeleri daha da artmisti. Yaragimi iyice kremleyip, sonra da Sema’in got deligini ufak ufak parmaklamaya basladim. Parmagimin bir kismi Sema’in gotune girince kendini kasiyor, parmagim sicacik got deliginin icinde adeta hapsoluyordu. Nihayet yaragimi elime alip Sema’in deliginin uzerine surterek,”Cok guzel olacak canim, cok guzel… Zevkten bayilacaksin. Simdi gevse ve kendini sikma. Tamam mi guzelim” diyerek yaragimi hizla Sema’in gotune bastirdim. Sema’in got deligi soyle bir zorlandi yaragimin kafasi Sema’in gotune giriverdi. O an Sema, “Aaaaahhh, yandi popom!” diye bir ciglik atti. “Tamam canim, tamam… Gevse, gevse” diyerek bir daha dayandim. Yaragim binbir guclukle Sema’in gotune giriyor, Sema ise altimda debelenip, “Aaaaahh, aaaaaaahhh!.. Cikart, cikaaarrttt!” diye inliyordu. Ama artik yaragim kokune kadar Sema’in gotunun icindeydi. Sema’in yanaklarini yalayip, “Bak hepsini aldin iste… Sakin ol canim. Az sonra zevkten bayilacaksin. Sikma kendini” diyerek nazik nazik Sema’in gotunu duzmeye basladim. Sema’in gotunun ici sicacik bir hamam gibiydi. Siktikce sikesim geliyor, zevk cigliklarim odada yankilaniyordu. Az once aci aci inleyen Sema de sesini kesmis, minicik amcigini oksadikca “Iih, iiiiihhh!” diye inliyordu… Ilk sarsilip bosalmasa baslayan Sema oldu. Ben de bosalmak uzereydim. Arka arkaya bindirmelere basladim. Cigliklar atiyor, Sema’in neresi denk gelirse sikip oksuyor, zevkten dudaklarimi kanatircasina isiriyordum. Sonunda sarsila sarsila Sema’in daracik gotunun icine bosalmaya basladim. O gun Sema’i bir kere sikip gonderdim. Ne de olsa ilk kez sikilen gotu paralanmisti. Ama sonraki gunler Sema zevkle altima yatip, o guzelim kara incisini sikerken zevk cigliklari atiyordu… Sema su an Almanya’da annesinin yaninda. Gelmesini dort gozle bekliyorum.

Sizde bu şekilde yaşamak istiyorsanız ekleyin msn+mail: [email protected] görüşelim bayanlar bekliyorum öptm en güzel yerinizden

Çılgın Zelal

Meraba ben emo 19 yaşındayım size lise son sınıfta yaşadığım hikayeyi anlatacam ben lise son sınıfta sürekli yer değiştirirdim bir gün zelel in yanına oturdum onunla çok samimiydik ben bacaklarımı onun bacaklarına sürttükçe kaçmazdı ben bundan hoşlandım sürekli yanında oturdum artık bacaklarını okşuyor benimkini ona okşatıyordum bir gün bedeb dersinde hocamız topları spor oadsına götürmemi söyledi zelale ban yardım etmesini söyledim bana yardım etti odaya topları bıraktıktan sonra kalçalarından tuttum bana dondü ve eşofmanını indirdi ben dudaklarından öperken benimkini tutmuştu kapıyı kitleyip dört ayak şeklinde götüne indim gidip geldim bakire olduğu için amına sokmadım boşalmama az kalmıştı çıkarıp ağzına aldı ve ağzına boşaldım onadn sonra her beden dersinde böyle kaçamaklar yapıyoruz bazen eteğini kaldırıp ben kilolumuyum diye soruyor bende kalçlarından tutup yok ya fazla değil bazende derste benimkini tutup okşuyor ondan sonra ammını elletiyor

Çılgın Konya Seyahati

|Ben elif 29 yaşındayım güzel birbayanım ve aşkım murata deliler gibi aşığım tabi oda bana hem öyle bir aşıkki beni görür görmez siki sertleşmeye başlar ve bazen olurki ıufak bir dokunuşta boşalır.sevgilim murat 37 yaşında 10 yldır beraberiz.ona sikilmeye doyamıyorum içimi titretiyor ve onu düşününce bile amım sulanıyor.çok ateşli sevişmelerimiz oldu bir tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum
Murat iş seyahati için eşlık etmemi istedi bende kabul ettim yola cıkarken yanımızda muratın ortağı davardı.Muratla bir ateşlı dakikalar daha yaşayacağımı biliyordum ve heyecanlanmıştım.Ortağı arka koltuğa oturdu bende önde oturuyorum ve murat araba kullanıyordu. Gideceğimiz mesafe 3,5 saatlik yoldu artalama.Hep beraber biraz muhabbetten sonra ortağının uykusu geldi ve arka koltuğa uzandı.Bir müddetsonra bende muratın omuzuna koydum kafamı.Murat ortağının uyuduğunu en azından farketmeyeceğini anladığı için elleriyle ona belli etmeden memelerimdegezinmeye başladı.Ben azmaya başlamıştım.Bir yandan araba kullanıyor bir yandanda memelerime dukunuyordu.Zaten onun dokunması ile benim amımın sulanmaya başlamıştı bile.Ben dayanamayıp başımı onun dizine koydum sonra memelerimi sütyenden çıkarıp muratın bady min altından rahat dokunmasını sağlıyordum.aradada ortağını kontrol eediyordum iyice hecan veriyordu bu bize.Memelerimi okşuyor arada ucunu sıkıyordu.Ucu taş gibi olmuştu.bir şey yapamıyor inlememek için kendimi sıkıyordum.Sonra dayanamadım ve o memelerime dokunurken bende başımı muratın taş gibi sikkine çevirip kotunun üstünden dokunmaya tırnaklarımla arada çiziyordum .sonra dişlerimle hafiften ısırıklar atmaya başladım.Bu muratın çok hoşuna gitmişti arada meme uçlarımı hala sıkıyordu.
iyiceazmıştım dizinden doğruldum.Sonra tekrar ortağını kontrol ettim uyuyordu.Bu arada murat kotunun fermuarını açıp sikini çıkardı.kocaman ve sert beni bekliyordu.o kadar çekici duruyorduki onu boşaltmalıydım.Ellerimle biraz oynadıktan sonra tekrardizine yattım ve yalamaya başladım.muratta arada poposunu oynatarak daha istiyordu.öyle bir yalıyordum ki sikini yutasım geliyordu.murat ta saçlarımı yoluyor daha da bastırıyordu.bende bana sert davrandıkça da hem yalıyorhem daşaklarını okşamayı sürdürüyordum.iyice azmiştım.Amımın sularının aktığını hissediyordum.sonra murat siki iyice dudaklarıda ıslanmıştı daha sonra dayanamadı ve ağzıma boşalttım.tamamen.hiç fire vermedim hepsi ağzımdaydı.murat fermuarını çekip birşey yok ayaklarındaydık.bir süresonra ortağı uyandı ama biz işimizi çoktan bitirmiştik.kilotum sırılsıklam olmuştu.
murat rahatlamıştı belki ama ben iyice azmıştım.bir an önce otele gidip delice sewişmek istiyordum,
otele geldiğimizde saat sabahın 4 civarıydı.hemen sıcak duş alıp yatağa uzandık.sevişmeye başladık ben hala kıvranıyordum.siki amıma biraz değse amımın etrafın da gezindikçe şiddetli orgazm oluyordum.çarşafları parçalıyordum.inliyordum.murataradasürtüyor arada sikinin ucunu içime sokup çıkarıyordu.deli oluyordum murat lütfen hadi sok diye inliyordum .
bacaklarımı omuzuna alıp sürterek sokmaya başladı daşakları yumuşakça siki içim de iken amıma değdikçe onuda içerime istiyordum defalarca boşaldım sayamadım bile.saçlarını yoluyor inliyordum.sonraben üste çıktım.hakimiyet bendeydi.bacaklarını ayırdım ve yalamaya başladım.yaladıkça murat bacaklarını dahaçok ayırıyordu. sikinin ucunu emiyor dilimle oynuyordum.köküne kadar ağzıma sokuyordum.sonra daşaklarını yalamaya emmeye başladım.
dizlerini kırıp iyice açıyodu.götüne doğru dilimi uzattım öyle yalıyordum ki kendimizden geçmiştik götünün deliğini yalamamak ikimizede ayrı bir zevk veriyordu.muratın altımda eridiğini düşündükçe deliriyordum.iyice siki daşakları ve götü yalamaktan sırılsıklam olmuştu amımda iyice sulanmıştı. ardında dikleşen memelerimi sikine daşaklarına heryerine sürtüyordum çok zevk alıyordum memelerim sikinde gezindikçe azdık.
sonra baktım siki kocamandı.artık üzerine oturmak istiyordum o kocaman diki içimde olmalıydı.vicudunu öperek dudaklarına yapıştım.nefes almaktan kurumuş dudaklarını emiyor dilini yalıyordum.öpüşürkendeıslanan amımın arasına bacağını aldım sürtünüyordum ki birden beni domaltıp köküne kadarsoktu artık hiç umursamadan deli gibi bağırıp inliyordum yastığa ağızımı kapatıp parçalıyordum.sonrapopomu öpmeye başladı arada ısırıklar atıyordu.ben iyice ağzıaşağı uzanmış dizlerimi kırıp popomu olabildiğince yukarı kaldırmıştım.murat dizlerinin üzerinde arkamdan amıma öyle bir köklendiki aşkım sewgilim lütfen diye bağırıyordum.siki amımdaiken daşaklarının değmesi elimle baçağımın altından onları okşuyordum.murat siki amımda iken parmağıyla götümün deliğini okşuyorarada bir parmagını hafifçe sokuyordu.sonra birden amımda serileşmeye başladı iki eliyle popomu tutup yükleniyordu.dayanamayıp birden boşaldı ve amımdan aşağı spermleri süzülmeye başladı.
ben yüzüstü dönüp amıma dökülen spermleri yayarak zevk alırken murat üzerime uzandı ve siki amımın üzerinde ve vıcık vıcıktı o kaygan halleri beni çıldırttı tekrar orgazm oldum .birkaç dakika öyle sarıp kaldık. teriçin de kalmış ve ikimizde yorulmuştuk. sonramurat dudaklarıma öpücük kondurup banyoya geçti.yolda yaşattıklarımın ödülünü fazlasıyla almıştım
bunun gibi birçok heyecanlı sevişmelerimiz oldu.şu anda bile boşaldım
o günü yaşadım sanki.bir daha ki sefere sizlerle murat uyurken ona nasıl oral seks yaparak ayarttığımı ve sikiştiğimizi anlatacağım.. görüşmek üzere

Çılgın Zilliler

|
CILGIN ZILLILER BEN otuzdort yasinda, varlikli ve tekstil isi yapan biriyim. Babamdan kalan miras ise “Ye, ye bitmeyecek” cinsten… Evliyim ve bir oglum var. Ancak o Fransa’da okuyor. Karim ise kendince guzel oldugunu sanan biri. Calimindan yanina sokulmak ve onunla is tutmak benim icin yillardir bir kulfet!.. Oysa evliligimizin ilk aylarinda onu ozlem duydugum gibi sikiyordum. Sikiyordum ama benim kariya daha sonraki yillarda bir seyler oldu ve yatakta captan dustu. Iste bende bundan sonra gemi aziya alarak disarilarda ve cesitli randevuevlerinde kari ve kizlara is tutmaya basladim. Kisacasi am, got ve sikis manyagi oldum ciktim. Us olarak kullandigim yer ise babamdan kalan Gumussuyu’ndaki daire… Bugune kadar oraya oylesine cok kari ve kiz attim ki, haddi hesabi yok!.. Dedim ya, ben tam manasiyla sikis manyagi oldum ciktim. Benim adim Aykut. Son zamanlarda yine kafamin icinde karilar kizlar ve onlarin amlariyla, gotleri fink atmaya basladi. Bu benim icin cok acele yaragimi bir yerlere sokmak demekti. Onceden tanidigim karilarin ve kizlarin icinde resimleri bulunan orospulari aramaya basladim. Sonunda aklima iki veya uc ay kadar once delice fanteziler yasadigim Kubra ile Aysel geldi. Telefona sarilip hemen onlarin benim Gumussuyu’ndaki daireme gelmelerini istedim. Silliklar benim ne manyak oldugumu biliyorlardi ve bana telefonda “Sana surpriz yapmaya geliyoruz. Baltani iyice bileyle. Cunku sana vermeden once seni deli edecegiz deliiii!..” dedi. Bir saat kadar sonra kapi calindi ve ikisi birden gulucukler atarak “Eh istedin geldik. Hadi bakalim hemen hazirlanalim” dediler. Ne yapacaklarini ve bana nasil davranacaklarini dusunurken onlar yine gulerek ellerinde cantalarla odalardan birine daldilar. Uc bes dakika gecmeden kapi acildi ve uzerlerinde degisik deri giysiler ve zincirlerle ortaya ciktilar. Hizla yanima gelerek bana benim de soyunmam ve kendilerinin verecegi giysileri giymem gerektigini soylediler. Sarisin afet Kubra, kafasina taktigi kirmizi sapka, altina giymis oldugu tamamen siyah deri giysilerle bambaska bir guzellige burunmustu. Hele ayaklarindaki kirmizi uzun topuklu ayakkabilari icimi kipir kipir bir hale getirdi. Bir anda sanki o ayakkabilar bana onun ami gibi gozuktu. Azmis miydim ne? Bu arada gozlerim esmer guzeli Aysel’i aradi. Onun da sari seker Kubra’dan farkli bir giysisi yoktu. Onun da ustunde siyah deri giysiler vardi ve o bana daha diri ve cazip gorundu o anda… Bir muddet onlarin boyunlarini, kulaklarini ve ayaklarini yaladim. Yavas yavas kisacik deri giysilerinin arasindan amlarina dilimi uzatip uzatip yalamak isterken bunu farkeden Kubra, “Dur bakalim ayol, simdi kafani kaldir. Senin kafana deri maske gecirip oyle sikisecegiz ve sen bundan buyuk zevk alacaksin” dedi. Kubra bana bunlari soylerken Aysel coktan maskeyi hazir etmis ve kafamdan gecirivermisti bile… Etrafi yarim yamalak goruyordum ve artik sabrim da kalmamisti. Bir ara iki karidan biri elime yapay bir yarak verdi ve ayni anda ikisi birden “Once bana sokkk, once banaaa!” diye bagrismaya basladilar. O ara ne yapacagimi sasirdim. Cunku onlarin ne amlarini ne de gotlerini gorebiliyordum. El yordamiyla birinin gotune aleti denk getirdim ve ittirmeye basladim. “Ihhh, ohhhh, amannn!” diye sesler duyunca mali iyice sokmus oldugumu anladim. Bu arada oteki ise (ki buyuk ihtimalle) Aysel’di ve onun da amicigini avucladim. Bir muddet onlarin bu oyunlarina katlandim. Ancak bu beni pek sarmadi. Maskeyi guc bela cikartarak onlara kaymaya karar verdim. Kubra’nin onunde diz cokerek iyice irilesmis olan yaragimi onumde agzina almak icin cirpinan Aysel’in agzina vererek lopur, lopur emdirmeye basladim. Bir ara oyle dugum olduk ki, ben Aysel’e emdirirken bu kez ayakta duran Kubra dudaklari kabarmis amcigini agzimin icine kadar ittirdi. Iste o an direncim kirildi ve ok yaydan cikti. Artik beni kimseler tutamazdi. Cunku iyice azmistim. Bir muddet sonra bu fasil bitti ve bu kez ben onlara “Sizi sirayla sikecegim” dedim. Kasarlar tatli tatli ve seksi cigliklar attilar. Kubra yanima gelerek “Hadi kocum sicakligini once icimde ben hissetmek istiyorum” dedi. Onu altima aldim, bacaklarini actirdim ve artik hedefini arayan yarragimi onun actigi bacaklarinin arasindaki yuvasina yerlestirdim. Ardindan da paso gidip gelmeye basladim. Onlari davet etmeden once sprey kullanmistim ve sikim dimdik isini goruyordu. Bu arada Kubra’nin caninin yandigini attigi cigliklardan anladim. Anladim ama duracak halim yoktu ve ritmik bir bicimde onu sokup sokup cikartmami surdurdum. Sikim inmiyordu ama, belimin gelecegini anladim ve erkekliklerimi onun aminin icine bosalttim. Bizim sikisimiz ve benim bitip tukenmeyen halimi goren Aysel, sikimi Kubra’dan cikartir cikartmaz bana saldirdi ve once yaragimi eline alarak “Sopurr, sopurrr!” emmeye basladi. Sikim yine dimdikti ve onu da oyle sikecek onun da Kubra gibi bagirip zevk almasini saglayacaktim. Nitekim, onu kucagima alir almaz malafatimi onun ates gibi yanan amcigina soktum. Bu karinin amcigi alev alev yaniyordu ve hizimi alip piston gibi onun da amiciginin duvarlarina sikimi vurdurmaya basladim. Sikimin onun aminin duvarlarina vurmasi onun birden bire canhiras bir sekilde bagirmasina neden oldu ve bu arada aramiza az once bagirta bagirta siktigim Kubra yanasarak kah benim tasagimi, kah onun gotunu yalamaya basladi. Bu arada elinin birini de kendi amcigina sokuyordu. Dakikalarca bu pozisyonumuz devam etti ve sonunda ucumuz birden bagira cagira ve kasila kasila bosaldik. Karilar on dakika kadar sonra, bagendikleri evimin banyosunda sen sakrak banyo yaparak ciktilar. Ben de onlara kiyak yaparak avuc dolusu para verdim. Tabii ki, bundan sonra aradigimda hemen gelmeleri konusunda da onlardan soz aldim. Cunku dedigim gibi, ben artik sikis manyagi olmustum ve onlari yarin bile tekrar cagirabilirdim serkan

[email protected]
[email protected]

Çılgın Lezbiyen

Yaşıtım olan değer kadın ve kızları seksı kıyafetler içinde seyretmek gibi hobilerim var. Siyah şeffaf çoraplı ince güzel bir kadın görsem tahrik olurum.Evimde bir çok çorap kolleksiyonum var. Yanlızken bunları giyer çıkartır boy aynası önünde başka bir kadın varmış gibi en hassas yerlerime bakar kendimi tatmin ederim. Paramın vadesi dlduğu için bankaya gittim.bankada hatırı sayılır param var o yüzden itibar ederler bankanın müdüresi beni odasına davet etti.Masasının tam karşına oturdum.Üzerimde siyah çeket altımda kırmızı mini etek jartiyerle kullanılan parlak çorap vardı.müdüre hanım gözlerini dikmiş bacaklarıma bakıyordu. Hava sıcak olduğu ceketimin önünü açtım seffaf bluzumdan sütyenimin dantelleri belli oluyordu etegimi biraz daha yukarı çektim ona ziyafet çektim gözlerini baçaklarımdan çekmiyordu tahmin ederim kilotumun altından amımın kıllarını görüyodu.onu hafta sonu evime davet ettim severek kabul etti. Banuyu kapıda karşıladım.Çok seksi giyinmişti salona geçtik Havadan sudan konuştuk sıra sekse gelmişti Erkeklerden nefret ediyordu.Banuya viski ikram ettim.Banu karşımda kısa etek giymiş altında incili seffaf çorap giyerek baçaklarını sergiliyordu Ojeli ayak parmakları seffaf çorabında iç gıdıklıyordu.Bu beni çok tahrik etti amımın sulandığını kilotlu çorabımdan hisediyordum.Banu bacak değiştirikan kilot giymediğini gördüm bende giymemiştim.

Banunun bacaklarına elimi koyarak başladım okşamaya ” beni istiyosun değilmi” ayak parmaklarının en ucundan yukarıdoğru yalamaya öpmeye başladım.Elimi eteğinden içerisokarak baldırlarının iç kısmını mıncıklıyordum.Banu da saçlarımı okşamaya başlamıştı.Ayağa kalktı etegini çıkarttı sadece kilotlu çorabıyla kalmıştı.”gel yatak odasına geçelim” dedi bede soyundum benimde kilot giymediği gördü. Birlikte yatağa yuvarlandık.Elimi kilotlu çorabından iceri soktum amının sulandığını yandığını gördüm.Bacaklarını omzuma aldım bir kere yalayıp öptüm Banu altımda kıvranmaya başlamış,göğüslerimi mıncıklıyordu.İki elimi kilotlu çorabın lastiğinden çekerek çıkarttım.Dilimi amının üstünde gezdirdim Daha sonra amını yalamaya bızırını emmeye başladım.Banuda benim çorabımı çikakdıktan sonra dudaklarını dudaklarıma yapıştırdı.Oradan boynuma ve göğüslerime geldi.Göğüslerimin ucunu sertleştirinceye kadar emdi de emdi.Oradan amcığıma indi tüm büyük ve küçük dudaklarımı vantuz gibi emmeye koyuldu.İçimde sıcak bir şeylerin aktığını vesarsıla sarsıla boşaldım.

Ben banuyu getirecekken o beni getirdi.Amını ağzımın hizasına getirdi”haydi bir tanem canım benim dudaklarınla bitir beni”dedi.Öylede yaptım.Dilimi amcıgından içeri sokuyor çıkarıyor bazende suyunu yalayıp yutuyordum.Oda boşta kalan elleriyle amımımla oynuyordu.Birden banu kasılıverdi organzm oluyordu.belinden tutarak altıma aldım dudaklarına yumuldum.”beni mafettin oldum olası çoraplı bacaklara biterim ” Çıplak olarak salona gitim sigara aldim geldim sigaralarımızı tüttürüyor bir birimizin göğüsleriyle oynuyor bacaklarımızı bir birine sürtüyorduk.Melisaciğım ben naylon çorap hastasıyım güzel çoraplı bacaklardan çok hoşlanırım evimde çorap kolleksiyonum var.giderken senin çorabını götüreceğim dedi ya öylemi komidinin gözünden hiç açılmamiş bir çift beyaz dantelli çorabı tek tek bacagıma giydim.Jartiyeride taktım nasıl beğendin mi banu.Yerimden doğruldum ojeli ve biçimli bacağını amıma götürerek ileri geri sürtmeye başladım Bir müddet sonra banunun çoraplı bacağını hayal ederek şiddetli sarsılmalarla boşaldım.başımı yukarı kaldırıp uzun uzun dudaklarımdan öptü ikimizinde hali kalmamişti banuyu yolcu ettikten sonra naylon kilotlu çorabımla banyoya girdim.

Çılgın Bakireler

Slm arkadaşlar ben antalyada staj yapıyordum 11.06.2004 bayan müşteriler benden çok haşlanıyordu fiziki yapım ve yüz ifademislm arkadaşlar ben antalyada staj yapıyordum 11.06.2004 bayan müşteriler benden çok haşlanıyordu fiziki yapım ve yüz ifademi genellikle beyeniyordular ben bar departmanında çalışıyordum saat 16:00 ila 03:00 arası çalışıyordum turist bir bayanı gözüme kesmiştim daha 18 yaşında ama 23 yaşındaki ve mankenlere taşçıkartacak kadar sexsi bir vucuda sahipti poolbarda gündüzün çalışıyordum kız ise 1.83 boyunda sarıya boyamış saçları boncuk mavisi gözleri vardı saat 23:00 dansonra herzaman diskoya geliyordu bizde geceleridiskoya kalıyorduk bigün dayanamadım onlan sohpet ettim oda barın deski önünde içecek almaya gelmişti onu özel olarak diskoya davet ettim gece ildefa diskonun açılmasını sabırsızlıkla bekli yordum ve gece olmuştu diskoya geldi vebende ona hemen kokteyil hazırladım kendi spesyeli süsledim ve servis ettim çok hoşuna gitmişti ama ablasıyal gelmişti anne, babası ve küçük erkek kardeşi gelmemişti ablasıda 19 yaşındaydı ablasıda ondan eksik bir yanı yoktu ve disko kapanışına kadar bekledim bikaç kokteyil daha verdim ve üstüne votka içtiler normalde alkollü içecek yasaktı ama bütün barmenler yinede içecek veriyordu bende onlara uydum neyse kapattıktansonra onu sahile davet ettim ablası odaya gitti sahile indik kuytu bir yere çekildik ve sevişmeye başladık limontanesi göüslerini daha yeni yeşermişti ve yalamaya başladım kız resmen zeften dör köşe olmuştu sonra elini sikime attı bende amına bir ibirimzi okşama ya başladık sonra ben amını yalamaya başladım neyseki akşamları şenzokjları toplamıyordular şen zoka uzandı ve bende doyasıcana yalamaya başaldı kız inlemeye başladı ağzına verdim başta çekindi ama alıştırdık işte amcığına geçirdiğimbe adeta çılgına döndü hem sikiyordum hemde sevişiyorduk boşalmama askıldı ve çıkardım biraz bekledim sonar göt deliğine geçirdim kucağımda oturdu zıplata zıplata içine boşaldım ama kız halen istiyordu birazdaha dinlendim prezarvatif takamak zorunda kaldım taktım ve amcığından devam ettim ve boşaldım kız boşalmak istiyordu bende amcığını okşayarak onu boşalttım kız rahatlamıştı saate baktığımda saat 05:30 olmuştu güneş doğuyordu ikimizde adete dünyanın en mutlu insanı olmuştuk akşam üstü oylan ablası geldi ablasına anlatmıştı ablasıda benlen sex yapmak istiyordu 3gün sonar izin liydim onları bellekte kadriyeye davet ettim ve kabul ettiler benim bekar evim vardı yanlız kalıyordum lojmana gitmek istemiyordum bazen arakdaşalar için giderdim bana yakındılar neyse bizim kileri izin günümde taxsiye aldım gündüzün beraber takıldık akşam saat 9 cıvarlarıydı eve gittik ve hemen başladık ikiside çılgın bakirelerdi biyandan ablasının amcığına geçirirken diyer yandan onun amcığını yalıyordum beni 1 saat içinde iflah ettiler ama onlar habile istiyordu gece 24:00 civarlarına kadar delilerce sikiştik ve onları otele geri bıraktım ogün resmen üçü müzde takattan düştük ve onları iki gün sonra kendi memleket lerine postaladım memleketleride bende kalsın…

Çılgın Kaynana

Merhabalar ben Selim, 30 yaşındayım. Evli ve 1 çocuk babasıyım. İzmir’den yazıyorum. Bu çok eski bir hikaye, sitenizi gördükten sonra yazmaya karar verdim. 8 sene önce bu zamanlar şimdiki eşimden başka birisi ile nişanlıydım. Nişanlım memleketim Bursa’daydı. Aramız çok iyiydi. Ta ki çılgın kaynanam bana göz koyana kadar. Nişanlımın ailesinin maddi durumu bizim gibi iyiydi. Kayınpeder, oto galericiliği yapıyordu, kaynana ise ev hanımı idi. Nişanlım Sevimin kendinden 3 yaş küçük bir erkek kardeşi vardı. Dört kişilik klasik bir Türk ailesiydi anlayacağınız. Sevimle nişanlanmadan önce aşağı yukarı 6 aylık bir flört dönemimiz vardı. Küçük öpüşmeler ve elleşmeler dışında çok ileri gidememiştik. Nişanlandıktan sonra kızın evine daha sık girip çıkmaya başladım. Aileden birisi olmuştum artık. Yaz tatiliydi. Üniversitelerin açılmasına 1 ay vardı. Yine nişanlımın evinde oturup laflıyorduk. Beni şeytan dürttü. Zaten evde de kimsecikler yoktu. Kaynanam üst komşulara oturmaya çıkmıştı. Kıza sokulmaya başladım. Hafiften cilve yapıyordu ama o da istiyordu. Öpüşmeye başladık. Yakalanma korkusu ile bir takım şeyler daha hızlı gelişmeye başladı. Sikimi çıkardım. Dal daşak komple sallanıyordu nişanlımın önünde. Kızcağız şaşırmıştı. Belki de ilk defa yakından ve gerçek bir yarak görüyordu karşısında. Ona heyecanlanmamasını ve ağzına almasını söyledim. İlk başta tereddüt etti ancak zevk alacağını söylediğimde de yavaş yavaş emmeye başladı. Çok hoşuma gitmişti. Daha önce pek çok kızla ilişkim olmuştu ama bu acemice hareketler daha çok keyif veriyordu. Boşalmak istiyordum, yere sırt üstü yatmasını söyledim. Fazla zamanım yoktu. Hızlı hızlı ağzının içinde gidip gelmeye başladım. Bu çok sevdiğim bir pozisyondu. Çok geçmeden kızın ağzının içini döllerimle doldurmuştum. Hızla ayağa kalkıp temizlenmek için banyoya gitti. Ben de hemen toparlandım. Ben toparlanır toparlanmaz kaynanam kapıyı açıp içeri girdi. “Naber damat neler yaptınız bakayım” dedi. Sinsice gülüyordu. Ben de “hiç oturuyorduk” diyerek geçiştirdim. Bu sinsice gülüşü beni korkutmuştu. Acaba bir şeyler çakmış mıydı. Ne yapardı, annemlere söyleyip, ortamı gerer miydi? Akşam olunca eve yollandım. Tedirgin olmuştum ama çok zevk almıştım. Nişanlımı gerçekten çok seviyordum onu kaybetme düşüncesi beni deli ediyordu. Sabahleyin telefon çaldı.
Arayan Sevimdi. 1-2 günlüğüne babasının Ankara’daki sağlık kontrolleri için Ankara’ya gideceğini yanlarında kardeşi Okan’ı da götüreceklerini söyledi. İyi yolculuklar dileyip telefonu kapattım. Biraz sonra evin telefonu tekrar çaldı. Arayan kaynanam Nermin idi. Anneme Sevimin bana anlattığı benzer şeyleri anlatıp dert yandı. Konuşma bittikten sonra annem yanıma gelip “Selim, kayınbaban Ankara’ya kontrole gitmiş, annen de yalnızmış en azından Selim geceleri ben de kalabilir mi dedi. Ben de kabul ettim dedi.” Tamam anne dedim. Sorun yok koskoca kadını evde yalnız başına mı bırakacağız.” Diye cevap verdim. Zaten babamdan da onay alınmıştı. Ne de olsa 3-5 ay sonra evin damadı olacaktım. Aklımdan da en ufak bir şey geçmiyordu. Akşam olunca nişanlımın evinin yolunu tuttum. Kapıda Nermin annem karşıladı beni. aslında ünlü artist Raquel Welch’in tam bir kopyasıydı. Yüzünde çok hafif bir makyaj, altında dizüstü bir siyah etek ve üzerinde siyah body vardı. Güzel bacakları ise siyah bir külotlu çorap ile bezenmişti. “O damat hoş geldin geç bakalım” dedi. Bu güzelliğe anlam verememiştim. Bana kur yapamazdı. Anam yaşında kadındı, 50 yaşındaydı ama gerçekten o yaşa has olgun güzelliği vardı üzerinde. Etrafında dobra bir kadın olarak tanınırdı. Adı o yüzden “Dobra Nermin” İdi. İçeri geçip oturduk, sohbet havadan sudan başladı. O sırada zil çaldı. Gelen kız kardeşim Sultandı. Annem birkaç öteberi yollamıştı. Nermin kız kardeşimi içeri buyur etti. Kız kardeşim de sohbete katılmıştı. 1-2 saat sonra kız kardeşim müsaade isteyerek kalktı. Kaynana ile yalnız kalmıştık.
Kaynanam yanıma gelerek, “Ne o sikişmeyelim diye muhafız mı gönderiyor bu annen senin” dedi. Başımdan kaynar sular dökülüyordu. “Ne demek istiyorsun sen anne” dedim Nermin hışımla elini yarağıma atarak “Bırak bu saf çocuk numaralarını kızımı ağzından sikerken böyle ayak yapmıyordun, şimdi beni de sikeceksin yoksa ortaya türlü söylenti yayar bozarım nişanı” dedi. Demek ki her şeyi görmüştü, tüm olanları biliyordu kaltak. Kızının mutluluğunu kendi nefsinden yana hiçe sayan birisi için fazla düşünmeye değmezdi. Gerçekten de yapabilirdi bazı şeyleri. Sevimi kaybetmektense bu işe bir kereliğine evet demek daha iyi diye düşündüm. Tamam dercesine kafamı salladım. “Çok güzel” dedi Nermin. Bir çırpıda ikimiz de çıplak kalmıştık. Saat 24:00’ı gösteriyordu ve gece bizim için yeni başlamıştı. Öpüşmeye başladık. Ayakta sarmaş dolaş olmuştuk. Ellerimiz vucudumuzun her yerinde geziniyordu. Ben de kendimi şehvete ve onun seksiliğine kaptırmıştım. Gözüm de artık ne nişanlım ne de ailem vardı. Nermini çatır çatır sikmeyi istiyordum. Kısacası beni baştan çıkarmıştı kaltak. Öpüşme faslı tüm hızıyla sürüyordu. Arada bir elini sikime atıyor, çekiştirdikçe çekiştiriyor beni daha da azdırıyordu. “Yere uzan damat seni uçurayım biraz” dedi. Dediğini yapıp yere uzandım ne de olsa tecrübe konuşuyordu. Sakso çekmeye başlamıştı. O kadar iyi vantuzluyordu ki orospu, içim çekiliyordu sanki. Aklıma bir muziplik gelmişti. “Sırt üstü yatta kızına yaptığımı sana da yapayım” dedim. “Benim o sürtükten neyim eksik yap da göreyim” dedi. “Ah ah ben bu hallere düşecek kadın mıyım” deyip hayıflanıyordu. Sonradan öğrendiğime göre bizim kayınpederdeki kalp rahatsızlığı sebebiyle, ayda 1 kez sikişiyorlamış. Her neyse Nermini altıma alıp, bir güzel ağzından sikmeye başladım. Çok hızlı girip çıkıyordum sanki tecavüz eder gibi, bir şeyler söylemeye çalışıyor ama başaramıyordu. Sonunda boşalacağımı anladım. Sikini ağzından çıkarıp suratına attırmaya başladım. İçimden de “ulan orospu al bakalım bunları hak ettin” diyordum. Yüzü gözü, ağzı, saçları her yeri döl içinde kalmıştı. Salak salak bu da ne böyle der gibi bana bakıyordu. “Ulan piç kurusu ne yaptın bana böyle” deyip banyoya koştu. Beni bir gülme krizi tuttu. O hali çok komikti. Neyse koltuğa uzanıp dinlenmeye başladım. Buzdolabından aldığım birayı yudumluyordum. 2.raund yeni başlayacaktı.
Gülerek yanıma geldi. Oğlum sende de ne taşak varmış be dedi Sanki çeşme mübarek. Gülümseyerek kendime doğru çektim. Kucağıma oturtmuştum. Yüzlerimiz birbirimize bakıyordu. Sikimi yavaşça amına yerleştirdim. Hafiften ıhlamaya başlamıştı orospu, ben de bu arada memelerini yalıyordum. Kesik kesik inliyordu. Tempo hızlanmıştı. İkimiz de sanki birer boğa gibiydik. Resmen hayvanlar gibi yalaşıp, sikişiyorduk. Dışarıdan gören bunlar porno film çeviriyorlar derdi. 15-20 dakika bu şekilde sikişmeye devam ettik. Daha sonra dayanamayıp içine boşaldım. Kaynanam ile sikişmem o günün sabahsına kadar devam etti. Daha sonra nişanlı kaldığım 1 sene boyunca farklı mekanlarda ve farklı zamanlarda sürekli sikiştik. Karı-koca gibi olmuştuk. Öyle değişik zihniyetli bir kadındı ki kızına ilgi göstermemden aşırı derece ifrit oluyordu. Zamanla bu durum kızı açısıdan tersine döndü. Sevime yeterince ilgi gösteremediğimden dolayı nişanlım beni ilgisizlikle suçladı ve ondan ayrılmak zorunda kaldım. Nerminle ilişkim kaçamakta olsa, iş için İzmir’e yerleşinceye kadar nişanlımdan ayrıldıktan sonra bile devam etti İzmir’e yerleştikten sonra da son buldu. Yaşananlar anılarda kaldı. Ama bir annenin kendi nefsinin kızının mutluluğu önüne geçmesi hiç aklıma gelmezdi…

Çılgın Hemşire

Merhaba.Size bizim yi anlatacağım.

Nurhanla aynı sağlık ocağında çalışıyorduk.Tatar fazla güzel olmayan ve meraklıbir kızdı. işimiz gereği sağlık ocağına gelenlere prezervatif de dağıtırdık. Birgün muziplik olsun diye gelen genç bir adamın eline cetveli verdik git ölç gelkaç santim se ona göre vereceğiz dedik. Adam geldi utana sıkıla 17 cm deyincebizim hemşirenin ağzından Maşallah Maşallah sözleri dökülüverdi. Anladım kikocasının ki o kadar değil. Neyse vatandaş gidince hemşireyi azdırmak için nelazımsa yapmaya karar verdim. Köy Sağlık Ocağında görevliydik ve bizden başkapersonel yoktu. Hemen laboratuvara daldım külodumu çıkarım sakladım ve sadecepantolonumu giydim biraz benim ki ile oynayınca kalktı ve pantolondan iyicebelli olmaya başladı. Eh 22 cm lik yarak ta donda durduğu gibi durmaz yani.Çalışma odasına girer girmez nurhanın gözü sikime takıldı. Onun çalışmamasasının hemen yanındaki masama geçtim öyle bir oturdum ki Nurhan gözünüsikimden alamaz olmuştu. Bir yandan da güya Üniversite sınav soruları çözüyordum. Nurhan`a demin adam 17 cm deyince neden maşallah çektindedim. Eh bayağı varmış yani nazar değmesin istedim dedim. Pek okadar büyüksayılmaz benimkinin yanında dediğimde ise belli belli pantolonundan nerede isedışarı fırlayacak dedi.Şu soruyu çözemiyorum yardım etsene diye yanıma çağırdımkoltuğunu yanı başıma çekti soruyu okumaya başladım. Ama Nurhan`ın gözü halasikimdeydi. E kızım baka baka hakikaten nazar değireceksin dediğimde ne yapayımSerhatte( kocası) bu kadarı yok deyiverdi. O zaman yeterince tatmin olamazsınsen dediğimde ise tatmin olmak için salatalık kullandığını itiraf etti. Ben desalatalığa ne gerek var ne zaman istersen benimkini kullan dememle dudaklarımayapışıverdi. Artık içeri birinin gelmesi falan umurunda değildi. Azmıştı ve oyarağı istiyorum diye tekrarlayıp duruyordu. Peki o zaman gel benimle diyeelinden tutup doğum odasına götürdüm. Doğum masasına çıkardım. Bacaklarını doğum masasının ayaklıklarına ayırıp uzattım.Adeta doğum yapacakkadın gibiydi.

Eteğini sıyırıp külodunu çıkardım amı kabak gibi ortaya çıkmış yarılmayabekleyen şeftali misali göz önüne serilivermişti. Ne öpüşme ne sevişme doğrudanzaten kalkmış sikimi Nurhan`a öyle bir soktum ki inim inim inlemeye başladı.Yaklaşık 20 dakika pompaladım durdum Nurhan artık 3 sefer orgazmını yaşarkenbirlikte boşaldık. Götünden de sikmek istedim O gün vermedi Başka zaman diyereddetti. Artık her gün hadi o yarağı istiyorum diye kendini siktiriyor bana herseferinde hiç de sevişmeden Bir öpücük bile yok karı yarağımın uzunluğu ve onutatmin etmesi ile yetiniyor. Başka şey istemiyor.